Endokrinoloji ve Tiroid Uzmanı Prof Dr Metin Özata'nın Tiroid Hastalıkları, Hormonlar, Diyabet, Zayıflama Hakkında Bilgi Verdiği Blog
endokrinoloji | 05 Kasım, 2007 06:04
Tiroit yetmezliği metabolizmayı yavaşlatan ve bu nedenle kişilerde önceki kilolarına göre %15-30 oranında kilo alınmasına neden olan bir hastalıktır. Bu nedenle tiroit bezi yetmezliği tedavi edilmeden kilo vermek çok zordur. Tiroit hormon ilaçları ile hastaların çoğunda tedaviyle birlikte kilo verme oluşursa da hastaların % 17’si kilo veremez. Özellikle menopozdaki kadınlarda bu durum daha sık görülür. Hem menopoz hem de tiroit yetmezliği kilo vermeyi engeller.
Tiroit bezi yetmezliği olmadığı halde kilo vermeye çalışan kişilerde belirli bir kilo verdikten sonra kilo kaybının azaldığı veya durduğu bir dönem oluşur. Bu durum vücudun kendini koruma mekanizmasıdır. Vücudumuz daha fazla kilo verilmesine direnç göstermeye başlar. Bu direnç tiroit hormonlarının azalmasıyla olabildiği gibi bazı başka hormonların salınmasının artması ile de oluşur. Kalori alımı yani yenilen gıda alımı azaldıkça vücudumuzda bulunan T4 hormonunun T3 hormonuna dönüşümü azalır ve sonuçta hücrelere giren ve etkili olan T3 azaldıkça metabolizmamız yavaşlar ve kilo veremeyiz.
Kalori alımı azaldıkça yani diyet yaparken az yemek yedikçe vücudumuzdaki yağlardan salgılanan Leptin isimli hormon kanda azalır. Azalan leptin hormonu ise beyindeki iştah merkezini uyararak iştahı artırır ve gıda alınmasını sağlar.
Kilo vermeyi engelleyen hormonlardan birisi Ghrelin hormonudur. Bu hormon mideden salgılanmakta ve kana karışarak beyine ulaşıp yemek yemeyi artırmaktadır. Kilo vermek için diyet yaparken bu hormon kanda artmakta ve daha fazla kilo verilmesini engellemektedir. Bu hormonun salgılanmasını önleyecek bir ilaç ise henüz yoktur.
Bazı minerallerin eksiklikleri de kilo vermeyi engeller. Manganez, krom çinko, kalsiyum ve magnezyum eksikliği özellikle çok önemlidir. Bu minerallerde saptanan eksikliklerin tedaviyle düzeltilmelidir.
T4 hormonunun T3’e dönüşmesinde selenyum minerali de etkili olduğundan kilo veremeyen kişilerde selenyum eksikliği olup olmadığına bakılması gerekir. Selenyum eksikliği varsa bu eksiklik giderilir. Ayrıca çinko, demir, bakır mineralleri de T4’ün T3’e dönüşümünde etkilidir. Bu minerallerde eksiklik olup olmadığına da bakılması gerekir.
Omega-3 alımını artırmak kilo vermede faydalı olabilir. Omega-3 yağ asitleri tiroit hormonlarının hücrelerdeki etkisini artırmaktadır.
Kanda insülin hormonu yüksek ise kilo vermede sıkıntılar oluşur. İnsülin yüksekliğini azaltmanın önemli bir yolu şeker yükü yüksek olan karbonhidratları yememektir. Beyaz ekmek, şeker, makarna, patates, kek, tatlı, çikolata gibi şeker yükü fazla gıdalar insülin hormonunu kanda iyice artırarak kilo vermenizi önler. Bu gıdalar yerine tam buğday unundan yapılmış ekmek (köylü ekmeği gibi), kepekli makarna, nohut, kuru fasulye, mercimek, bezelye, sebze ve meyvelerle beslenmek gerekir.
Tiroit yetmezliği olan hastalarda metabolizma yavaşladığından alınan karbonhidratların (unlu, şekerli gıdaların) sindirilmesi veya parçalanması ve kandaki şekerin hücrelere girmesi zorlaşır. Bu nedenle vücut daha fazla insülin salgılayarak kan şekerini düşürmeye çalışır. İnsülin arttıkça da iştahta artma ve kilo alma oluşur. İnsülin hormonundaki yükselmeler gün içinde kan şekerinde düşme yaptığı için de yorgunluk, baş dönmesi, bitkinlik, öfkelenme, birden sinirlenme, bağırma ve açlık hissi oluşur. Sizde bu belirtiler varsa kan şekerinizde düşmeler oluyor demektir. Bunu anlamak için 3-4 saatlik şeker yükleme testi yaptırmanız gerekir.
Stresli kişilerde stres hormonu dediğimiz kortizol artmaya başlar ve artan kortizol hormonu da kan şekerini yükseltir.
Yukarıda söz edilen faktörler hipotiroidili bir hastada kilo almaya, kan şekerinde düşmelere neden olur. Eğer kilo veremezseniz ileride bu defa şeker hastalığı gelişir.
Bu nedenle karbonhidrat ve yağdan fakir bir beslenme ile ve egzersiz yaparak kilo vermeyi denemelisiniz.
İyi beslenmenize ve egzersiz yapmamıza rağmen zayıflayamıyorsanız doktorunuz size bazı ilaçlar verecektir. Bu ilaçlar zayıflamanıza yardımcı olur.
Hipotiroidili hastalarda selenyum desteği almak T4 hormonunun T3’e dönüşümünü artırarak dokulardaki tiroit azlığını veya metabolizma yavaşlamasını artırmaya faydalı olabilir. Bu nedenle selenyum ölçümü yaptırınız. Eksiklik varsa doktorunuz size selenyum desteği için ilaç verecektir.
Kilo veremeyen tiroit yetmezlikli hastalarda T4 ve T3 ilaçlarını birlikte almak bazen faydalı olabilir. TSH hormonunu 1.5-2.5 arasında tutacak şekilde doktorunuz bu ilaçları ayarlayacaktır.
Yukarıdaki önlemlere rağmen kilo veremeyen kişilerde altta yatan diğer nedenleri araştırmak gerekir. Bunlar depresyon, stres, uyku bozuklukları, bazı mineral ve vitamin eksikleri ve gıda allerjileri olabilir. Özellikle selenyum, çinko, ve demir eksikliği varsa bunların tedavisi kilo vermeniz açısından çok önemlidir.
Bazen TSH hormonu normal olduğu halde kilo veremeyen hastalarda anti-TPO antikoru yüksek olabilir. Anti-TPO antikor yüksekliğinde tiroit bezinin çalışmasında hafif bozukluklar olabilir. Çok hassas TSH ölçümleri ile bu durum anlaşılabilirse de gizli tiroit yetmezliğin tanısı için TRH testi yapılabilir. TRH sonrası 25nci dakikada TSH 15’den yüksek çıkarsa tiroit bezi az çalışıyor demektir.
Özetle; tiroit yetmezliği olan kişiler kilo veremiyorsa şu nedenler araştırılır:
1. İlaç yeterince alınıyor mu? TSH düzeyi istenen seviyede mi? TSH düzeyi 1-1.5 düzeyine indirmekle kilo verme sağlanabilir.
2. Gıda allerjisi olup olmadığını araştırmak gerekir. Gıda allerjisi varsa kilo vermede sıkıntı olur.
3. Kanda insülin düzeyine bakılır. İnsülin yüksek ise ona yönelik tedaviler uygulanır.
4. Kalori azaltılmasını yeterince yapmamış olabilirsiniz
5. Selenyum, B vitamini, yağ asitleri, magnezyum ve kalsiyum eksikliğiniz varsa kilo veremezsiniz
6. Psikolojik stres varsa düzeltilmelidir. Stresi olan kişilerin kilo vermesi zordur.
7. Kanda anti-TPO antikoruna bakılır. Yüksek ise ona yönelik tetkik ve tedaviler yapılır.
8. Diğer hormon bozuklukları olup almadığı araştırılır (Kortizol eksikliği, yumurtalık kistleri, prolaktin hormon yüksekliği, kan kalsiyum azlığı gibi).
KAYNAKLAR VE ÖNERİLEN KİTAPLAR1. Prof. Dr. Metin Özata, Tiroit Hakkında Bilmeniz Gereken Her Şey , Epsilon yayınevi, 2005 2. G.İ. Diyeti, Erko yayınları, 2007 İstanbul ( www.kitapyurdu.com)3. www.tiroit.org4. www.endokrinoloji.orgendokrinoloji | 05 Kasım, 2007 06:12
Prof. Dr. Metin Özata
Endokrinoloji, Diabet ve Tiroit Uzmanı
Kalamış-İstanbul
a) Tiroit bezi fazla çalışmasının (hipertiroidi) etkileri: Ergenlik öncesinde kızlarda tiroit bezi fazla çalışırsa (hipertiroidi) ilk adetin görülme zamanı gecikir. Erişkin kadınlarda ise tiroit hormon fazlalığı adet bozuklukları yapar. Sigara içen ve tiroit bezi fazla çalışan kadınlarda adet bozukluğu daha sık görülür. Tiroit bezi fazla çalışmasının radyoaktif iyot ile tedavisinin yumurtalıklara zararlı bir etkisi yoktur. Bununla beraber radyoaktif iyot tedavisi yapılan kadınların ilk yıl gebe kalmamaları uygundur. b) Tiroit bezi az çalışmasının (hipotiroidi) etkileri:Ergenlik öncesi tiroit bezi yetmezliği (hipotiroidi) gelişirse ergenliğe girme gecikir ve yumurtlama tam olmaz. Bazı kızlarda erken yaşta ergenliğe girme ve memeden süt gelmesi de oluşabilir. Erişkin yaştaki kadınlarda tiroit yetmezliğinin ortaya çıkması adet süresini ve kanama miktarını değiştirir. Adetlerde azalma, kesilme veya sık aralarla adet veya adette fazla kanama olabilir. Hipotiroidisi olan kadınlarda adet düzensizliği normal kadınlara göre 3 kat daha fazladır. Şiddetli hipotiroidide cinsel istek azalması olur ve yumurtlama olmaz; gebe kalmaları zorlaşır. Gebe kalırlarsa da düşük sayısı fazladır.
c) Doğum Sonrası görülen tiroit iltihabının etkileri:endokrinoloji | 05 Kasım, 2007 06:17
TİROİT BEZİNİN AŞIRI ÇALIŞMASI (HİPERTİROİDİZM) (GRAVES HASTALIĞI)
Prof. Dr. Metin Özata
Endokrinoloji, Diabet ve Tiroit Uzmanı
Kalamış-istanbul
Tel: 0 216 3486519
Hipertiroidizm, tiroit bezinden aşırı tiroit hormonu (T4 ve T3) salgılanmasıyla oluşan bir hastalıktır. Bu hastalığa tirotoksikoz ismi de verilir.Hipertiroidiye neden olan hastalıklar şunlardır: 1. Graves hastalığı, 2. Toksik nodüler guatr (Tiroid bezindeki sıcak bir nodülden aşırı hormon salgılanması) 3. Tiroid bezinin iltihapları (tiroiditler),4. Aşırı iyod alınması (nodülü olan hastaların iyodlu tuz veya iyodlu öksürük şurubu içmeleri ile) 5. Aşırı tiroid hormonu almakla (Tiroit hormon ilaçlarının aşırı alınması) Graves hastalığı tiroid bezinin nedeni bilinmeyen otoimmün bir hastalığıdır. Bu hastalıkta vücut tiroit bezine karşı TSH reseptör antikoru üretir ve bu antikorlar tiroit bezini uyararak aşırı hormon üretmesine neden olurlar. Bu antikorların nasıl oluştuğu henüz bilinmemektedir. Bu hastalarda guatr ve gözlerde öne doğru çıkma-fırlama (oftalmopati) oluşur. Hipertiroidili hastaların çoğunda (%70-80) Graves hastalığı vardır. Sıcak nodüller de hipertiroidi yaparlar. Hipertiroidili hastaların % 5’inde sıcak nodül vardır. Tiroit bezinin iltihapları (tiroiditleri) sırasında da hastalığın ilk aşamasında hipertiroidi gelişebilir. Tiroit bezi iltihaplarında boyunda ağrı oluşur. Bazı hastalarda ateş vardır. Hipertiroidisi olan bir hastada aşağıdaki şikayetler ve bulgular gelişir :1. Kilo kaybı2. Kaslarda zayıflık 3. Ellerde titreme4. Uyumada zorluk5. Çarpıntı6. Saçlarda incelme ve dökülme7. Ciltte incelme ve nemlilik ve aşırı terleme8. Bağırsak hareketlerinde artma ve bazen ishal9. Sinirlilik10. Gözlerde ileri doğru fırlama11. Adetlerde bozulma12. Tiroit bezinde büyüme (guatr) oluşması13. Sıcağa tahammül edememe14. Erkeklerde memelerde büyüme15. Kemik erimesi (Osteoporoz)
Hipertiroidi tanısı için kanda tiroid hormonlarına (T4 ve T3) ve TSH düzeyine bakılır. Kanda T4 ve T3 düzeyleri yüksek, TSH düşük bulunursa hipertiroidi teşhisi konur. HİPERTİROİDİ HİÇ TEDAVİ EDİLMEZSE NE OLUR? Hipertiroidi tedavi edilmezse hastada kilo kaybı devam eder; kalpte ritm bozukluğu, kalp yetmezliği ve bir iltihap veya enfeksiyon sırasında tiroit krizi, şok ve ölüm oluşur. Bu nedenle hipertiroidi mutlaka tedavi edilmesi gereken bir hastalıktır. TEDAVİ Hipertiroidi tedavisinde 3 yöntem vardır :1. İlaç tedavisi2. Radyoaktif iyod tedavisi3. Cerrahi (ameliyat) İLAÇ TEDAVİSİ:Hipertiroidisi olan bütün hastalara kanda yüksek olan tiroit hormonlarını normal düzeye getirmek için önce ilaç tedavisine başlanır. İlaç olarak kimyasal ismi propiltiourasil olan ilaç (Propycil tablet ) veya kimyasal ismi metimazol olan ilaç (Thyromazol tablet) ve beraberinde nabız sayısını azaltacak ilaçlar başlanır. İlacın dozunu doktorunuz hastalığın şiddetine göre ayarlar. İlaç tedavisine başladıktan 6-8 hafta sonra tekrar kontrole çağrılırsınız ve hormonlarınızın durumuna göre ilaç dozunun ayarlanması yapılır. Bu şekilde 1,5-2 ayda bir kontroller yapılarak en az 9 ay – 1 yıl ilaç tedavisine devam edilir ve doktorunuzun kararına göre ilaç kesilebilir. Doktorun haberi olmadan ilaç kesilirse hastalık tekrar alevlenir veya nüks eder. Böylece o zamana kadar yapılan tedavi de boşa gitmiş olur. Bu nedenle ilaç tedavisi doktorunuza danışılmadan kesilmemelidir. İlaç tedavisi sırasında ateşiniz çıkar ve boğazda ağrı olursa hemen doktorunuza başvurmanız gerekir. Bu durum kanda beyaz hücrelerin (Lökosit) çok azalmasından dolayı olmuş olabilir. Çok nadir olan bu durum oluşursa ilaçlar kesilerek radyoaktif iyod tedavisi yapılır.Tedavi sırasında karaciğer enzimlerinde hafif yükselmeler olabilir. Ancak bu durum hipertiroidinin etkisiyle de olabilir. Bu nedenle SGOT (AST) ve SGPT (ALT) enzim düzeyleri sık aralarla takip edilmeli ve tedaviyle birlikte enzim düzeyleri gittikçe artıyorsa ilaçlar kesilerek radyoaktif iyod tedavisi verilmelidir.İlaçlar doktorunuz tarafından kesildikten sonra hastalık ilk 6 ayda % 30-50 nüks ettiğinden ilaç kesildikten sonra da tekrar kontrole gelmek gerekir. Sıcak nodül varsa ilaçlarla hormonlar normal düzeye getirildikten sonra radyoaktif iyod tedavisi veya ameliyat yapılır. İlaç tedavisiyle hastalığı düzelen hastalarda ilaç kesildikten sonra hastalık tekrar alevlenirse veya nüks ederse kesin tedavi dediğimiz radyoaktif iyod tedavisi veya cerrahi tedavi yapılabilir. Hipertiroidili hastaların dikkat etmeleri gereken bir husus İYOTLU TUZ YEMEMELERİDİR. Piyasada bazı firmalarının ürettikleri, kendiliğinden tuzluklu, İYOTSUZ TUZLAR satılmaktadır. Hipertiroidisi olan hastaların iyotsuz tuz yemeleri gerekir. Ailedeki diğer kişilerin iyot almalarını sağlamak için yemekler tuzsuz yapılmalı hasta iyotsuz tuz kullanmalı, ailedeki diğer kişiler ise iyotlu tuz kullanmalıdırlar. Sigara içenlerde hastalık zor iyileştiğinden ve göz hastalığı ortaya çıktığından SİGARA İÇİLMEMELİDİR. NÜKS, YANİ HASTALIĞIN ALEVLENMESİ ŞU HASTALARDA DAHA SIK GÖRÜLÜR:1- Guatrın büyük olması2- Genç yaştaki hastalarda3- Hastalığı başlangıçta şiddetli olanlarda4- Başlangıçta oftalmopati (gözde dışarı fırlama) olanlarda5- Sigara içenlerde6- İyotlu tuz kullananlarda veya iyotlu öksürük şurubu içenlerde7- TPO antikorları yüksek olanlarda8- Hormonları normale getirebilmek için yüksek doz antitiroid ilaçlara ihtiyaç olan hastalarda9- TSH düzeylerindeki düşüklüğün düzelmediği hastalarda
İlaç tedavisiyle hormonların normal düzeye geldiği hastalarda ilaçlar azaltılarak kesilir. İlaçlar kesildikten sonra hastalık tekrar nüks ederse (alevlenirse) bu defa kesin tedavi denilen radyoaktif iyod tedavisi veya ameliyat yapılır. Radyoaktif iyod tedavisi ayrıca sıcak nodülü olan ve hormonları yüksek olan hastalarda da tercih edilen bir tedavi seçeneğidir. Bu hastalarda önce ilaçlarla hormonlar normale getirilir ve sonra radyoaktif iyod tedavisi yapılır.Radyoaktif iyod Nükleer Tıp uzmanları tarafından endokrinoloji uzmanının kontrolünde verilir. Radyoaktif iyod verilmeden 3 gün önce ilaçlar (Propycil veya Thyromazol gibi) kesilir ve radyoaktif iyod aldıktan 3-4 gün sonra tekrar başlanır. Radyoaktif iyodun kanser yapıcı veya üreme sistemine zararlı bir etkisi yoktur. Ancak kadınların 6 ay sonra gebe kalmalarına izin verilir. Radyoaktif iyod alan hastaların % 80-90’nında ilk yıl içinde kalıcı hipotiroidi (tiroid bezi yetmezliği) gelişir ve ömür boyu tiroid hormon ilacı almaları zorunluluğu vardır. Bunu hastaların baştan bilmeleri ve kabul etmeleri gerekir.
Radyoaktif İyod Tedavisi Alan Hastalara Öğütler:
1- Hastanın kullandığı çatal, kaşık ve bıçak başkası tarafından kullanılmaz. Bulaşıklar bulaşık makinesinde yıkanmalıdır.
2- Yeni doğan çocuklar (8 yaş altı çocuklar) ve gebe kadınlarla yakın temas yasaklanır. Ancak aynı odada oturabilirler.
3- Hastanın bebeği varsa emzirmesi yasaklanır.
4- Tuvalet sonrası tuvalet 2 kez yıkanmalı ve eller iyice yıkanmalıdır.
5- Boğazda veya boyunda ağrı olursa aspirin veya diğer benzer ilaçlar faydalı olabilirse de doktorunuza danışmadan almayınız.
6- Sinirlilik, ellerde titreme veya çarpıntı olursa (radyasyon tiroiditi) doktora başvurmalıdır.
Cerrahi (Ameliyat) Tedavisi:
Hipertiroidisi olan hastalardan guatrı büyük olanlarda tavsiye edilir. Tiroit bezinin bir kısmı veya tamamına yakını ameliyatla alınır. Ameliyat öncesi ilaç tedavisiyle hormonların normal düzeye gelmesi sağlanmalıdır.Ameliyat ayrıca sıcak nodülü olan, ancak nodül çapı büyük olan hastalarda tercih edilen bir tedavi seçeneğidir.
KAYNAKLAR:1. Prof. Dr. Metin Özata, Tiroit Hakkında Bilmeniz Gereken Her şey, Epsilon yayınevi, 2006
2. Prof. Dr. Metin Özata, Tiroit hastalıklarına Güncel yaklaşım, epsilon yayınevi, 2005 (Temin için: www.yenisayfa.com.tr)
4. www.endokrinoloji.org
endokrinoloji | 17 Kasım, 2007 06:30
HASHİMOTO HASTALIĞI VE TİROİD YETMEZLİĞİ (HİPOTİROİDİ) -TİROİD AZ ÇALIŞMASI NEDİR?
Prof Dr Metin Özata
Endokrinoloji ve Tiroid Uzmani
Kalamiş-istanbul
Tel: 0 216 3486519
Hashimoto tipi tiroid bezi iltihabı veya tıptaki adıyla ‘’Hashimoto tiroiditi’’ bağışıklık sisteminin bir bozukluğu sonucu ortaya çıkar. Nedeni tam olarak bilinmemektedir. 1912 yılında Japon bilim adamı Akira Hashimoto tarafından tanımlandığı için bu ad verilmiştir. Hashimoto tipi tiroid bezi iltihabı en fazla tiroid bezi yetmezliği yapan hastalıktır. Diğer bir deyimle tiroid bezi yetmezliğinin en önemli nedeni Hashimoto tipi tiroid bezi iltihabıdır.Bu hastalık otoimmün hastalıklar dediğimiz hastalıklardan birisidir. Otoimmün hastalıklarda vücut kendi dokusunu yabancı doku olarak algılayıp onu yok etmek ister ve vücut içinde bir savaş oluşur. Hashimoto tiroiditinde de vücut tiroid bezini yok etmek ister. Vücudumuz tiroid bezini yok etmek için çok miktarda anti-TPO antikoru ve anti-tiroglobulin antikoru üretir. Bu antikorlar tiroid bezine bağlanarak tiroid hücrelerini harap ederler. Bu arada tiroid bezine birçok iltihap hücresi birikir. İltihap sonucu tiroid hücreleri tahrip olarak azalınca da bez küçülür ve hormon yapacak hücre kalmaz ve sonunda tiroid hormon yetmezliği ortaya çıkar. Bu hastalarda yıllar içinde tiroid bezi gittikçe küçülür. Başlangıçta ufak bir guatr ve kanda anti-TPO antikor yüksekliği varken TSH, T3 ve T4 hormonları normaldir. Daha sonra zaman içinde hastalık ilerledikçe önce başlangıç halinde tiroid yetmezliği (sadece TSH yüksek, fakat T3 ve T4 normal) sonra tam tiroid yetmezliği (TSH yüksek, T3 ve T4 hormonları düşük) gelişir. Hashimoto hastalığı başlangıcında tiroid bezinde büyüme yani guatr vardır; daha sonra tiroid bezi yavaş yavaş devam eden harabiyet nedeniyle yıllar içinde küçülerek sanki yok olur. Kimler Risk altındadır? Hashimoto hastalığının nasıl başladığı tam olarak bilinmiyorsa da genetik eğilim önemlidir. Ailesel özellik gösterir. Aynı ailenin üyelerinde sık görülür. Hashimoto tiroiditi olan hastalarda kuvvetli bir genetik geçiş vardır ve bu hastaların birinci dereceden akrabalarında tiroid antikorları (anti-TPO ve anti-tiroglobulin) yüksek olarak bulunur ve hastalık ailenin diğer üyelerinde de sıklıkla ortaya çıkar. Bu nedenle Hashimoto tiroiditi varsa ailenin diğer üyelerinde de tiroid tetkikleri yapılmalıdır. Hashimoto tiroidit sıklığı iyot alımı arttıkça artmaktadır. ABD ve Japonya gibi iyot alımının yüksek olduğu ülkelerde sıklığı yüksektir. Sıklık: Toplumun % 2’sinde bulunur. Hashimoto hastalarının % 95’i kadındır. Tüm yaşlarda ortaya çıkarsa da 30-50 yaş arasında sıktır. Kadınlarda erkeklere göre 15-20 kat daha fazla görülür. Ergenlik çağındaki kızlarda sıklığı % 0.8-1.6’dır.Anti-TPO antikorunun kanda yüksekliği yaşla birlikte artar ve 70 yaş ve daha büyük kadınların % 33’ünde bu antikor yüksek olarak bulunur. Anti- TPO ve anti-tiroglobulin antikorlarının ve sadece TSH’nin yüksek olduğu kadınlarda tiroid bezi yetmezliği yani tiroid hormon azlığı her yıl % 5 oranında gelişir. Şikayetler: Çoğu hastanın hiçbir şikayeti yoktur. Bazı hastalarda küçük bir guatr ve anti-TPO antikor yüksekliği vardır. Bazen tiroid bezi yetmezliği (tiroid hormon yetmezliği-hipotiroidi) ile doktora başvururlar. Yaş ilerledikçe Hashimoto’lu hastalarda hipotiroidi (tiroid bezi yetmezliği) sıklığı artar. Hashimoto’lu hastalarda lastik sertliğinde bir guatr vardır. Çok nadiren tiroid bezi sert olabilir. Tiroid bezinde ağrı veya hassasiyet yoktur. Genellikle tiroid büyümesi sessiz olur ve şikayet bulunmaz. Bu hastalar doktora genellikle guatr nedeniyle veya tiroid hormon azlığının neden olduğu halsizlik, bitkinlik, el ve yüzde şişme, ses kalınlaşması gibi şikayetler nedeniyle başvururlar. Hashimoto Tiroiditi ile Birlikte Sık Görülen Hastalıklar Hashimoto tiroiditi olan hastalarda diğer otoimmün hastalıklar sıklıkla birlikte olur. Bu hastalıklar aşağıda verilmiştir:| Graves hastalığı |
| Tip 1 şeker hastalığı |
| Addison hastalığı (böbreküstü bezi –kortizol yetmezliği) |
| Testis ve yumurtalık iltihabı |
| Paratiroid hormon azlığı |
| Hipofiz bezi iltihabı |
| B12 vitamin eksikliğine bağlı kansızlık |
| Vitiligo (ciltte beyaz alanlar olması) |
| Romatoit Artrit (küçük eklem iltihabı) |
| Trombosit isimli kan hücre azlığı |
| Myastenia gravis (kaslarda ağrı ve güçsüzlük yapan bir kas hastalığı) |
Guatrı olan veya tiroid bezi yetmezliği olan kişilerde tiroid hormon ilacı levotiroksin ile tedavi yapılır ve ilaç dozu serum TSH düzeylerini normale getirecek şekilde doktorunuz tarafından ayarlanır. Burada amaç TSH düzeyini 1.5-2.5 IU/L olacak şekilde ayarlamaktır. Yaşlı hastalarda veya koroner kalp hastalığı olanlarda tedaviye çok düşük dozlarda başlanır ve 4-6 haftalık aralıklarla artırılır. Kadınların çoğunda gebelik süresince dozda % 25-50 oranında bir artış gerekir.
Hipotiroidi olmasa bile guatrı olan Hashimoto hastaları tiroid ilacı tedavisinden fayda görür ve guatrları küçülür.
T4 ve T3 hormonu normal, ancak TSH hormonu yüksek olan hastalarda TSH >4 IU/L ve anti-TPO yüksek ise küçük dozda ilaç tedavisi yapılır.
Hipotiroidizm nedeniyle levotiroksin ilacını bir yıldan fazla kullanan Hashimoto tiroiditli olguların çok azında hastalık kendiliğinden düzelebilir. Özellikle aşırı iyot kullanımı sonrası hipotiroidi gelişenlerde, ve doğumdan sonraki bir yıl içinde hastalığı ortaya çıkanlarda ilaç dozu azaltılarak hastalığın düzelip düzelmediği kontrol edilir. Bezi küçülmüş hastalarda hastalığın düzelme olasılığı yoktur.
Hashimoto Tiroiditi Olan Hastaların Dikkat Etmesi Gereken Hususlar:1) İyotlu tuz ve iyotlu öksürük şurubu kullanmayınız.
2) Selenyum desteği alabilirsiniz. Günde 100-200 mikrogram selenyum hastalığınız için faydalı olabilir. Ancakl kanda selenyum düzeyine bakılıp öyle ilaç kullanılır. Doktorunuza danışınız.
3) Tiroid hormon ilaçlarını ( Levotiroksin) aç karna içiniz. Midenizde ağrı yapıyorsa tok karna alın, ancak en iyisinin aç karna alınması olduğunu unutmayınız. Aç karna alınan ilacın emilimi daha iyi olur.
4) İlacınızı her zaman aldığınız öğünde almayı unutursanız bir sonraki öğünde alın, Bir gün önce almayı unutmuşsanız ertesi günü sabah ve akşam 2 kez alın.
5) İlacı aldığınız öğünde başka ilaç almamaya çalışın. Özellikle kalsiyum, demir ve mide ilaçları tiroid ilacının emilimini bozar.
6) Gebe kalmayı düşünen kadınlar doktoruna mutlaka ilaç konusunda danışmalıdır. Gebe kalınca da tiroid ilaçları alınacaktır. Çocuğa zararı yoktur. Tiroid ilacı almazsanız düşük riski artar. Doğum sonrası da kontrollerinizi yaptırınız.
KAYNAKLAR:
1) Prof Dr Metin Özata, Tiroid Hastasının Elkitabı, GÜRER YAYINCILIK, Baskıda
3) http://www.endokrinoloji.org
endokrinoloji | 17 Kasım, 2007 06:38
SAÇ DÖKÜLMESİ TİROİD HASTALIĞINDAN OLABİLİR
Prof Dr Metin Özata
Endokrinoloji ve Tiroid Uzmanı
Kalamış-İstanbul
Tel: 0 216 3486519
Vücuttaki kılların veya saç kıllarının ve hatta kaşların gelişimi için tiroid hormonlarının kanda yeterli miktarda olması gerekir. Tiroid bezi yetmezliğinde tiroid hormonları kanda azaldığından saçlarda dökülme başlar ve hatta kaşların dış kısımlarında da dökülme olur. Tiroid hormon azlığında vücudun bütün metabolizması yavaşladığından bağırsaklardan emilen vitamin ve minerallerin emilmesindeki bozukluk da saçların dökülmesine katkıda bulunmaktadır. Bu kişiler tedavi amacıyla içinde levotiroksin ilacı bulunan tiroid ilacı kullanmaya başladıktan sonra saç dökülmesi azalır, durur ve saçlar yeniden çıkmaya başlar. Bunun yanında vitamin desteği yapılmalı ve eksik mineraller varsa (demir, çinko gibi) alınmalıdır. Ayrıca omega 6 yağ asitleri desteği de faydalı olabilir. Hormonlar normale gelse bile saçların tam düzelmesi uzun zaman alır. Bu nedenle acele etmeyiniz. Hormonlar normale geldiği halde saç dökülmesi devam ediyorsa başka hormon bozuklarının araştırılması gerekir. Özellikle kadınlarda görülen erkek tipi bir saç dökülmesi kandaki erkeklik hormonunun (testosteron) artmasından kaynaklanabilir. Bu kişilerde yumurtalıkların ve böbreküstü bezi hormonlarının incelenmesi gerekir.
Alopesi areata denen saçın bir kısmındaki dökülme (halk arasındaki adıyla saçkıran) Hashimoto hastalığında sık görülür. Saçkıranı olan hastalarda tiroid hormonlarına ve anti-TPO antikoruna bakılması faydalıdır. Eğer hormon düşüklüğü veya antikor yüksekliği varsa tiroid hormon ilacı verilmelidir.
Tiroid bezi fazla çalışan yani kanında tiroid hormonları yüksek olan hastalarda saçlarda incelme ve dökülme olabilir. İlaçlarla bu hastalık tedavi edilince saç dökülmesi azalır ve kaybolur.
İçinde levotiroksin bulunan tiroid ilacı kullanan bazı hastalarda saç dökülmesinin arttığı şikayeti ile çok sık karşılaşırız. Bu ilaçlar aslında saç dökülmesini artırmaz. Ancak ilacın dozu fazla gelirse bazen saç dökülmesinde artış olabilmektedir. Bu kişilerde hormon ölçümü yapılmalı ve bu arada demir eksikliği, çinko eksikliği ve kansızlık olup olmadığı yapılacak tetkiklerle araştırılmalıdır. Özellikle kadınlarda demir eksikliğine bağlı kansızlık ve saç dökülmesi çok sık olduğundan öncelikle demir eksikliği yönünden araştırma yapmak gerekmektedir.
KAYNAK:
1) Prof Dr Metin Özata, Tiroid Hastasının El Kitabı, GÜRER YAYINCILIK, Baskıda
2) http:// www.tiroit.org
3)http://www.endokrinoloji.org
endokrinoloji | 17 Kasım, 2007 06:42
Bazı allerjik hastalıklar tiroid hastalığı ile birlikte sık görülür. Ürtiker (kurdeşen) denilen ve ciltte kabarıklıklar ve kaşıntı ile kendini gösteren hastalık ve burun tıkanıklığı ve sık hapşırma ve burun akıntısı ile kendini gösteren allerjik rinit özellikle tiroid antikoru (anti-TPO) yüksek olan hastalarda daha fazla görülmektedir. Tiroid hastalarında allerjik hastalıkların neden fazla olduğu ise henüz bilinmemektedir.
Allerjik riniti olanlarda bazen Graves hipertiroidisi denen tiroid bezinin fazla çalışması hastalığı ortaya çıkabilmektedir. Bunun nedeni tam olarak bilinmemektedir. Bununla beraber her iki hastalığın da mevsimsel olması ilginçtir.
Özellikle ürtiker denen ciltte kırmızı renkte kabarıklık ve kaşıntılarla kendini gösteren hastalığı olan kişilerde tiroid hormonlarında değişiklik veya bunların % 5-35’inda kanda anti-TPO antikor yüksekliği sıklıkla birlikte olur. Antikor seviyesi yüksek olan hastalarda ise % 40-54 oranında tiroid bezi yetmezliği veya sadece TSH yüksekliği vardır.
Graves hipertiroidi hastalığı olanların bir kısmında da ürtiker mevcuttur.
Bu nedenle ürtikeri olan hastalarda tiroid hormon tetkiklerini ve anti-TPO ve anti-tiroglobulin antikorlarını ölçmek ve belirli aralıklarla takip etmek gerekir.
Ürtikerli hastalarda tiroid hormonları normal olsa dahi levotiroksin içeren tiroid ilaçlarını kullanmak faydalı olabilmektedir. Bu ilaçları kullanan hastalarda ürtiker hastalığının daha çabuk düzeldiği saptanmıştır.
KAYNAK:
1) Prof Dr Metin Özata, Tiroid Hastasının El Kitabı, GÜRER YAYINCILIK, Baskıda
2) Hormonlarınız ve Siz, Dr. Metin Özata, GÜRER YAYINCILIK, Baskıda
4)http://www.endokrinoloji.org
endokrinoloji | 17 Kasım, 2007 06:46
AŞIRI TERLEME NEDENLERİ VE HORMONLARIN YAPTIĞI TERLEME
Prof Dr Metin Özata
Endokrinoloji ve Tiroid Uzmanı
Kalamış-İstanbul
Tel: 0 216 3486519
Tiroid bezi hızla çalışan kişilerde terleme fazladır. Kanda aşırı tiroid hormonu bulunması metabolizmayı arttırdığından ter bezleri aşırı çalışarak terlemede artış meydana gelir. El, koltuk altı ve ayakta oluşan aşırı terlemenin tiroid hastağından ileri gelip gelmediğini anlamak için tiroid hormonları (T3 ve T4) ve TSH hormon ölçümü yapılması gerekir.
Tiroid hastalığı olmadığı halde aşırı terleme versa bunun nedenlerinin araştırılması gerekir. Bazen tüm araştırmalara rağmen terleme yapan hiçbir neden ortaya konamaz. Bazı metabolizma hastalıkları, ateşli hastalıklar ve ilaçlar da terleme yapabilir.
Terleme genellikle 3 şekilde kendini gösterir:
1- Stres nedeniyle oluşan tip: el içi, ayak tabanı ve koltuk altı terler.
2- Bölgesel terleme
3- Yaygın (vücudun her tarafında oluşan) terleme
Yaygın terleme sinir sisteminin (otonom sinir sistemi) aşırı çalışması nedeniyle oluşabildiği gibi metabolik hastalıklar, ateşli hastalık veya kanserler nedeniyle de oluşabilir. Bu tür terleme ergenlik çağında ve genelde %1 oranında görülür. Erkek ve kadında aynı sıklıkta olur.
Devamlı alkol alanlarda terleme fazladır. Erişkin yaşta yaygın terleme başlarsa aşağıda sıralanan hastalıkların olup olmadığı araştırılır:
-Sinir hastalıkları
-Bazı kanserler
-Hipertiroidi (tiroid bezi fazla çalışması)
-Şeker Hastalığı
-Ateşli hastalıklar
-Dideral ve bazı antidepresan ilaçlar terleme yapar
-Alkolikler
-Hodgkin hastalığı
-Verem (Tüberküloz)
-Kan şekeri düşüklüğü (hipoglisemi)
-Ürit asit fazlalığı
-Gut hastalığı (kanda ürik asit yüksekliğiile oluşan hastalık)
-Feokromasitoma (böbrek üstü bezinde bulunan ve tansiyon yükselmesi ile kendini gösteren tümör)
-Menopoz dönemi
Terlemesi fazla olan bir kişide yapılacak tetkikler şunlardır:-T3, T4, ve TSH hormonları
-Açlık kan şekeri ve 3 saatlik şeker yükleme testi
-Kan ve idrarda adrenalin ve noradrenalin
-İdrarda metanefrin veya VMA testi
-Ürik asit ölçümü
-PPD testi (Tüberküloz taraması için)
-Akciğer Grafisi
KAYNAK:1) Hormonlar ve Siz, Metin Özata, GÜRER YAYINCILIK, Basklıda 2) Metin Özata, Tiroid Hastasının El Kitabı, Gürer Yayıncılık, Baskıda 3) http://www.tiroit.org 4 ) http://www.endokrinoloji.orgendokrinoloji | 17 Kasım, 2007 17:54
GEBELİK VE EMZİRME DÖNEMİNDE TİROİD HASTALIĞINA DİKKAT
Prof Dr Metin Özata
Endokrinoloji ve Tiroid Uzmanı
Kalamış-İstanbul
Tel 0 216 3486519
A. Gebelikte Tiroid hastalığı Gelişme Riski Hangi Kadınlarda Fazladır?
Ailesinde tiroid hastalığı, şeker hastalığı ve guatr olan gebe kadınlarda tiroid hastalığı riski daha fazladır. Gebelik öncesi tip 1 şeker hastalığı olan veya kanında anti-TPO antikoru yüksek olan veya daha önce tiroid hastalığı geçiren kadınlarda da bu risk çok yüksektir. Önceden düşük yapan kadınlarda da tiroid hormon tetkikleri gebelik süresince iyi takip edilmelidir.
B-Gebelikte Tiroid Bezinin fazla Çalışması (hipertiroidi):
Gebelikte Graves hastalığı (tiroid bezinin fazla çalışma hastalığı) her 100 gebeden birisinde ortaya çıkar, yani nadir görülür. Gebe kalmadan önce Graves hastalığı olan kadınlarda veya gebelikte ortaya çıkan Graves hastalığında gebeliğin 10-12 nci haftalarında mutlaka TSH–Reseptör antikor ölçümü yaptırılmalıdır. Bu antikor yüksek olursa anne karnındaki bebekte tiroid bezi fazla çalışabilir ve ayrıca bebek doğduktan sonra da aynı şekilde bebeğin tiroid bezinin fazla çalışma olasılığı vardır.
Gebelikte oluşan Graves hastalığı tedavi edilmezse erken doğuma veya bebeğin büyümesinde gecikmeye de neden olabilir.
TSH-R antikorları gebeliğin 4 ve 6nci ayları arasında anne kanında çok yükselirse bebekte hastalık olup olmadığı ultrason ile değerlendirilir. Bu sayede bebek kalp atım hızının artıp artmadığı, guatr gelişip gelişmediği veya büyümesinin normal olup olmadığı anlaşılır.
Graves hastalığı olan gebelere Propiltiourasil (Propiltiourasil) ilacı minimal dozda (50-100 mg/gün) verilerek tedavi yapılır. Bu ilaca karşı yan etki olursa gebeliğin 4-6ncı ayları arasında cerrahi (ameliyat) tedavisi uygulanabilir.
Doğum sonrası Graves devam ederse veya yeniden ortaya çıkarsa emziren kadınlara en fazla 150 mg/gün kadar dozda Propiltiourasil tablet veya 15-20 mg/gün Metimazol tablet verilebilir. Bu dozlarda emzirmeyi kesmeye gerek yoktur. Eğer daha yüksek dozlar kullanmak gerekirse o zaman bebeğin tiroid hormonlarını takip etmek gerekir; çünkü, bu ilaçlar süt ile çocuğa geçerek onun tiroid bezinin çalışmasını azaltabilir. Yada emzirmeyi kesmek gerekebilir.
Bu kadınlarda tiroid bezi iltihabı (tiroidit) sık görüldüğünden TSH hormon ölçümleri doğumdan sonra belirli aralıklarla yapılmalıdır. Tiroid bezi iltihabı doğumdan sonraki 9 ay içinde bu hastalarda sık görülür.
C- Gebelikte Aşırı Kusan Kadınlarda Görülen Tiroid Hormon Değişikliği:
Aşırı kusan ve bulantısı olan gebe kadınlarda bazen serbest T4 hormonunda artma TSH hormonunda düşme olabilir. Bu durum için ilaç kullanılmaz. Kendiliğinden düzelir.
D- Gebelikte tiroid hormonları normal olduğu halde sadece anti-TPO antikor yüksekliği olması da risklidir Anti-TPO antikoru yüksek olan kadınlarda erken doğum, düşük riski ve doğum sonrası depresyon ve tiroid yetmezliği riski artmıştır. Bu nedenle sık aralarla TSH hormon ölçümü yapılmalı ve bu kontrollerin doğum sonrası da devam etmesi gerekir.
E-Gebelikte Tiroid hormon yetmezliği (Hipotirodi):
Tiroid yetmezliği bebekte zeka geriliği yaptığından hamile kaldığını öğrenir öğrenmez kadınlar hemen TSH hormonu ölçümü yaptırmalıdır. Tiroid yetmezliği varsa Levotiroksin ilacı kullanılır ve doğumdan sonra da emzirme döneminde bu ilaca devam edilir. Bu ilacın emzirme döneminde bebeğe zararı olmaz.
F. Emzirme Döneminde Sigara İçmeyiniz:
Sigara için annelerin sütlerinde iyot azalır ve çocukta tiroid yetmezliği gelişebilir. Bu nedenle emziren kadınlar sigara içmemelidir.
G. Gebelikte Guatr Sıklığı Artar:
Gebelik döneminde guatr oluşum sıklığı arttığı gibi gebe kalmadan önce guatrı olan kadınlarda guatrın büyüdüğü gözlenir. İyot eksikliği olan kadınlarda bu durum daha sık oluşur. İyot kaybının gebelikte artması ve bebeğin iyot kullanması nedeniyle iyot ihtiyacı artar. Bu nedenle gebelik döneminde iyot alımı artırılmalı ve guatr varsa Levotiroksin ilacıyla tedavi yapılmalıdır.
KAYNAK:
1) Tiroid Hastasının El Kitabı, GÜRER YAYINCILIK, Baskıda
3) http://www.endokrinoloji.org
endokrinoloji | 18 Kasım, 2007 21:59
Endokrinoloji ve Metabolizma Uzmanı Prof Dr Metin Özata'nın Endokrinoloji, Metabolizma, Diyabet, Tiroid, Beslenme konularındaki El Kitapları serisi yakında GÜRER YAYINCILIK (Tel: 0 212 224 16 33) tarafından çıkıyor.
1) Vitamin, Mineral , Besin Desteği ürünleri kullanım Rehberi ve Anti-aging Hakkında Herşey, Gürer Yayıncılık, Baskıda,
2) Hormon Kontrolüyle 7 Adımda Zayıflama, GÜRER YAYINCILIK, Baskıda
3)Hormon-Endokrinoloji Hastasının El Kitabı, GÜRER YAYINCILIK, Baskıda
4) Şeker -Diyabet Hastasının El Kitabı, GÜRER YAYINCILIK, Baskıda
5) Tiroid Hastasının El Kitabı, GÜRER YAYINCILIK, Baskıda